Özgür AKTAŞ

Özgür AKTAŞ

Özgür AKTAŞ | Kişisel blog..

Messenger




Youtube Girebilmek


























K.O. Tutsak feat Jbx & Rasheed - Hasretinle başa çıkamam

16/9/2009
Kategori: Videolar

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Aydan - Korkarım

16/9/2009
Kategori: Videolar

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Youtube.com adresine sorunsuz girebilmek.

16/9/2009



Youtube.Com'a girmenin birçok yöntemi var.Fakat bu yöntemlerin çoğu ya sorun veriyor ya da tam olarak anlatılmıyor.Dolayısıyla pek yararlı olmuyor.Şimdi sizlere 5 adımda Youtube.Com'a nasıl gireceğinizi anlatacağım ;


- "c:Windowssystem32driversetc" klasörünü açın,
- İçindeki "host" dosyasını not defteriyle açın,
- "http://cixiz.biz/swan/hosts.txt" bu bağlantıdaki IP adreslerinin hepsini seçip kopyalayın,
- Açtığınız dosyanın altına yapıştırın ve kaydedin,
- Pc’nizi yeniden başlatın.

İşlem tamamdır.Artık Youtube.Com'a rahatlıkla girebilir,yorum yazabilir ve video indirebilrsiniz..

Yazı
http://cixiz.biz/swan/ kişisinden alınmıştır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Feridun Düzağaç - Hasretler ayrılıkla başlar

16/9/2009
Kategori: Videolar

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Cüneyt Ergün - Bilinmeyen saati uygulaması

16/9/2009
Kategori: Videolar

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Sıla - Dağınık yatak

16/9/2009
Kategori: Videolar

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Recep Aktuğ - Alışma Bana

16/9/2009
Kategori: Videolar

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Grup Vitamin - İsmail

16/9/2009
Kategori: Videolar

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İhtiyar şair

8/9/2009

Cebimde eski bir Spad fotoğrafıyla takılmaktansa
otların arasında tilkiyle olmayı yeğlerdim tabii
örs korosunun sesine kulak vermeyi ve bacaklar bacaklar
bacaklarını
kafalarına kadar kaldıran kızlar, kukuları hariç herşeyi gösteren, ama şu anda ölmüş de olabilirdim
heryerde uğursuz rüzgâr esiyor
Keats ölmüş
ve ben de ölüyorum.
çünkü bedeni, zihni
ve şansı kokmuş ihtiyar bir şair kadar boktan,
çürümüş bir şey yoktur,
atlar sadece kaybetmeye koşarken,
Vegas barbut kanseri dadanmış ince yeşil cüzdana,
Shostakovich kabak tadı vermiş
ve kamışla içilen kutu biralar,
ağız ve kafa dağılmış
delikanlı muhitlerinde.
sıcak öğle penceresinde
elimi savurup ıskalıyorum vızıldayan sineği,
behey, gökgürültüsü gibi ağır devriliyorum
ama aşağıdan anlarlar:
ya sarhoştur ya da oluyordur,
koridorda anlamsız başını sallayan ihtiyar şairin biri,
sopasını masum köpeklerin
sırtında kıran
ve güneşinden geriye kalanı
tüküren.
postacı ona küçük bir şey getirir
alıp odasına çıkarır
bir gül misali açar,
ardından yüksek sesle boş yere bağırır,
ve tabutu
cehennemden notlarla doludur.
ama sabah görürsünüz onu
küçük zarflarıyla çıkarken,
hâlâ dertli
kira
sigara
şarap
kadınlar
atlardan yana, hâlâ kafasında
Eric Coates, Beethoven'in 3. Senfonisi ve Şikago'nun üç aydır bırakmadığı bir şey ve kese kâğıdında şarabı ve Pall Mall'ları. Ağustos'ta 42 yaşında, 42, beyninde volta atan ve düşüncelerini tuşlara ulaşamadan kemirip yutan sıçanlar, ihtiyar şairler yaşlı ibneler kadar berbattır: epey aykırı bir durum sözkonusu: yayıncılar teşekkür ederler gönderdiğiniz için ancak ne yazık ki... yıkıl
devril
yürü
karanlık koridorda kadınsız bir koridorda son yumurtayı soymaya ve tuşların başına otur: tıkır tıkır tık,
televizyon seslerinin üzerine karyola gıcırtılarının üzerine, tıkır tak tık tak: bir ihtiyar şair daha çürüyor.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Los angeles müzesinde yağmur yağdığı gün

8/9/2009

Yahudi eğildi ve
öldü. 99 makineli tüfek
Fransa'ya gönderildi, üçüncü yarışı biri kazandı ben tek parça eski bir uçağın pervanesini
incelerken
tek gözü bağlı bir adam geldi yanıma, yağmur yağmaya
başladı, yağdı yağdı ve ambulanslar
birlikte dolaştı
sokaklarda, ve herşey
uygun şekilde sıkıcıysa da
anın keyfini çıkardım
New Orleans'ta
çukulatayla idare edip
Fransızca ismi olan bir arka sokakta
güvercinleri seyrederek geçirdiğim günlerdeki gibi
arkamda nehir
bir körfeze dönüşürken
ve bulutlar hasta gezinirken
Sezar'ın bıçaklandığı günlerde ölmüş bir
gökyüzünde,
ve o zaman kendime söz vermiştim
bir gün bunları olduğu gibi
hatırlayacağıma dair.
adamın biri yanıma geldi ve öksürdü. yağmur kesilir mi dersin? dedi. cevap vermedim, eski pervaneye dokundum ve çatıda dünyanın ucundan aceleyle atlayan karıncaları dinledim, çek git, dedim, çek git yoksa görevliyi çağırırım.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Reklam Verin